Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Grup Başkanvekili Özgür Özel, Bursa’nın geleceğine ilişkin önemli uyarılarda bulunarak, kentin master planının acilen gözden geçirilmesi ve katılımcı bir yaklaşımla yeniden ele alınması gerektiğini belirtti. Bursa’nın doğal güzellikleri ve tarım alanlarının tehlike altında olduğunu vurgulayan Özel, kentin deprem riskine karşı daha dirençli hale getirilmesi çağrısında bulundu.
Özel, yaptığı açıklamada, Bursa’nın plansız ve çarpık kentleşme nedeniyle karşı karşıya kaldığı sorunlara dikkat çekerek, bu durumun hem çevresel hem de sosyal açıdan ciddi sonuçlar doğuracağını ifade etti. Özellikle Yunuseli Havaalanı bölgesi ve T2 tramvay hattı gibi projelerin kentin genel planlamasına entegre edilmesi gerektiğinin altını çizdi.
Bursa’nın Geleceği İçin Kritik Uyarılar
Özgür Özel, Bursa’nın sahip olduğu eşsiz doğal güzelliklerin, verimli tarım arazilerinin ve tarihi dokunun korunmasının hayati önem taşıdığını vurguladı. Kentin mevcut gelişim stratejisinin, yeşil alanları ve tarım bölgelerini tehdit ettiğini savunan Özel, plansız büyümeyle birlikte ortaya çıkan sorunların sadece bugünü değil, gelecek nesilleri de olumsuz etkileyeceğini dile getirdi. Özel, rant odaklı bir kentleşme anlayışının Bursa’yı yaşanmaz hale getireceği konusunda uyarıda bulundu.
Yunuseli ve T2 Tramvay Hattı Vurgusu
Özel’in eleştirileri arasında, Yunuseli Havaalanı bölgesinin geleceği ve T2 tramvay hattı çevresindeki planlama eksiklikleri de yer aldı. Yunuseli Havaalanı arazisinin kent için bir nefes alma alanı olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirten Özel, buranın olası imar değişiklikleriyle yapılaşmaya açılmaması gerektiğini savundu. Benzer şekilde, T2 tramvay hattının geçtiği güzergahın, kentsel dönüşüm ve gelişim açısından bütüncül bir planlama yaklaşımıyla ele alınması gerektiğini ifade etti. Özel, bu tür büyük projelerin tek başına değil, kentin genel master planıyla uyumlu bir şekilde ilerlemesinin şart olduğunu belirtti.
Kapsamlı ve Katılımcı Kent Planı Talebi
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Bursa için kapsamlı, bilimsel temellere dayalı ve katılımcı bir master planının hazırlanmasının elzem olduğunu vurguladı. Bu planın, kentin ekolojik dengesini gözeten, tarım alanlarını koruyan, deprem riskini minimize eden ve ulaşım sorunlarına kalıcı çözümler üreten bir vizyona sahip olması gerektiğini belirtti. Ayrıca, master plan hazırlık sürecine şehir plancılarının, mimarların, sivil toplum kuruluşlarının, meslek odalarının ve en önemlisi Bursalıların katılımının sağlanmasının, planın meşruiyeti ve uygulanabilirliği açısından kritik olduğunu ifade etti.
Özel, Bursa’nın bir bütün olarak ele alınması ve şehrin kimliğine uygun, sürdürülebilir bir gelecek inşa edilmesi için siyasi iradenin ve tüm paydaşların iş birliği yapması gerektiğinin altını çizdi. Acil bir eylem çağrısı yaparak, “Bursa’nın geleceği, sadece birkaç kişinin kararına bırakılamayacak kadar değerlidir” dedi ve kentin potansiyelini en iyi şekilde değerlendirecek, yaşam kalitesini artıracak bir planlama modeline geçilmesini talep etti.