Avrupa Birliği Komisyonu, Birlik’in dış göç politikasını güçlendirmeyi hedefleyen yeni bir vize ve göç stratejisini kabul ettiğini duyurdu. Bu strateji, AB ile ortak ülkeler arasında karşılıklı güven ve ortak sorumluluk ilkelerine dayanarak, hem yasal göç yollarını artırmayı hem de düzensiz göçle mücadeleyi ve geri dönüş işbirliğini geliştirmeyi amaçlıyor.
Yeni yaklaşım, AB’nin göç yönetiminde dış boyutunu kapsamlı bir şekilde ele alarak, ortak ülkelerle işbirliğini derinleştirmeyi öngörüyor. Komisyon, bu politikayı “bütünsel ve ortak bir yaklaşım” olarak tanımlayarak, partner ülkelerin göç akışlarını yönetme kapasitelerini artırmalarına destek olmayı ve aynı zamanda AB’nin kendi çıkarlarını korumayı hedefliyor.
Vize Politikası Bir Araç Olarak Kullanılacak
Stratejinin kilit unsurlarından biri, vize politikasının ortak ülkelerin geri kabul ve düzensiz göçle mücadeledeki işbirliğini teşvik etmek amacıyla kullanılmasıdır. Buna göre, AB Komisyonu düzenli aralıklarla ortak ülkelerin AB’ye vize başvurularında işbirliği düzeylerini değerlendiren raporlar sunacak. Bu raporlar, üye devletlerden toplanan verilerle desteklenecek ve Konsey’in kararlarına zemin oluşturacak.
İşbirliğine Göre Farklı Uygulamalar
- İşbirliği Yapan Ülkeler İçin: AB, geri kabul anlaşmalarına uyum sağlayan ve düzensiz göçle mücadelede işbirliği yapan ülkelere yönelik vize işlemlerini kolaylaştırabilir. Bu, vize ücretlerinde indirimler, daha uzun geçerlilik süresine sahip vizeler veya daha hızlı işlem süreleri gibi teşvikleri içerebilir.
- İşbirliği Yapmayan Ülkeler İçin: Geri kabul konusunda yeterli işbirliğini göstermeyen veya düzensiz göçle mücadelede adım atmayan ülkeler için ise AB, vize ücretlerini artırma, vize işlem sürelerini uzatma ve vizelerin geçerlilik sürelerini kısaltma gibi kısıtlayıcı önlemler uygulayabilecek. Bu, AB’nin vize politikasını güçlü bir diplomatik kaldıraç olarak kullanacağının sinyali olarak değerlendiriliyor.
Kapsamlı Ortaklıklar Hedefi
Avrupa Birliği İçişleri Komiseri Ylva Johansson, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “Küresel göç zorluklarıyla ancak birlikte çalışarak başa çıkabiliriz. Bu yeni strateji, ortaklarımızla ‘birlikte kazanmak’ üzerine kurulu kapsamlı göç ortaklıkları kurma arzumuzu yansıtıyor,” ifadelerini kullandı. Johansson, AB’nin partner ülkelere kapasite geliştirme, yasal göç yolları ve hareketlilik ortaklıkları gibi çeşitli yollarla destek olmaya hazır olduğunu da belirtti.
Bu strateji, AB’nin göç yönetimindeki dış boyutunu güçlendirerek, partner ülkelerle daha dengeli ve etkili bir işbirliği çerçevesi oluşturmayı amaçlıyor. Ticaret, kalkınma yardımları ve diğer dış politika araçları da göç politikası hedefleri doğrultusunda entegre bir şekilde kullanılacak.