Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla İstanbul Tersanesi Komutanlığı’nda gerçekleşen törenle, Türkiye’nin denizlerdeki dijital egemenliğini güçlendirecek yerli ve milli SANCAR Silahlı İnsansız Deniz Aracı (SİDA) resmen envantere katıldı. “Mavi Vatan” doktrini çerçevesinde deniz yetki alanlarını koruma kapasitesini artıran bu yeni nesil araç, ülkenin savunma sanayisindeki atılımını bir kez daha gözler önüne serdi.
Türk savunma sanayisinin son gözdesi SANCAR SİDA, donanmanın gözetleme, istihbarat ve su üstü harbi yeteneklerine önemli katkılar sağlayacak. Cumhurbaşkanı Erdoğan, törende yaptığı konuşmada, insansız sistemlerin günümüz ve geleceğin muharebe sahasındaki belirleyici rolüne dikkat çekerek, Türkiye’nin bu alandaki öncülüğünü vurguladı.
SANCAR SİDA: Mavi Vatan’ın Yeni Gözü Kulağı
HAVELSAN ve ASFAT iş birliğiyle Navantia’dan alınan platform üzerine geliştirilen SANCAR SİDA, otonom veya uzaktan kontrol edilebilir yapısıyla dikkat çekiyor. Yüksek teknolojiye sahip bu insansız deniz aracı, yüzey harp görevlerinin yanı sıra denizaltı savunma harbi, istihbarat, gözetleme, keşif (ISR), hedef tespiti, teşhisi ve sınıflandırması gibi kritik görevleri başarıyla icra edebilecek yeteneklere sahip.
- Görev Kabiliyetleri: Yüzey Harbi, Denizaltı Savunma Harbi, İstihbarat, Gözetleme, Keşif.
- Operasyonel Esneklik: Otonom veya uzaktan kumanda ile görev yapabilme.
- Modüler Yapı: Farklı faydalı yükler ve silah sistemleri entegrasyonuna uygun tasarım.
Modüler yapısı sayesinde farklı ihtiyaçlara göre silah ve sensör sistemleriyle donatılabilen SANCAR SİDA, özellikle Ege ve Doğu Akdeniz gibi stratejik öneme sahip bölgelerde Türkiye’nin caydırıcılığını artıracak kritik bir unsur olarak konumlanıyor.
Savunma Sanayisinde Yüzde 80 Yerlilik Hedefi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin savunma sanayisindeki yerlilik oranının yüzde 20’lerden yüzde 80’lere ulaşmasının altını çizerek, “Türk mühendisleri ve işçileri tarafından tasarlanıp üretilen bu sistemler, ülkemizin güvenlik ihtiyaçlarını karşılarken, aynı zamanda küresel savunma pazarında da iddiamızı ortaya koyuyor,” ifadelerini kullandı. Bu ilerlemenin, ülkenin tam bağımsızlık hedefine ulaşmasında kilit rol oynadığını belirtti.
Erdoğan ayrıca, Türkiye’nin insansız sistemler teknolojisindeki atılımlarının karada, havada ve denizde eş zamanlı olarak devam ettiğini vurguladı. Bayraktar TB2 ve Akıncı gibi insansız hava araçlarının uluslararası alanda yakaladığı başarının, SİDA’lar ile denizlerde de tekrarlanması hedefleniyor. Bu, sadece askeri kapasitenin artması anlamına gelmiyor, aynı zamanda Türkiye’nin teknolojik bağımsızlığını ve inovasyon gücünü de simgeliyor.
Mavi Vatan Doktrini ve Dijital Egemenlik
Mavi Vatan doktrini, Türkiye’nin deniz yetki alanlarındaki hak ve menfaatlerinin korunmasını esas alıyor. SANCAR SİDA gibi yerli ve milli sistemlerin envantere katılması, bu doktrinin operasyonel gücünü artırarak, Türkiye’nin denizlerdeki varlığını ve egemenliğini pekiştiriyor. Dijitalleşen harp ortamında, insansız sistemler sadece maliyet etkin çözümler sunmakla kalmıyor, aynı zamanda insan unsuru için riskli olabilecek görevlerde kritik avantajlar sağlıyor.
Bu yeni dönem, Türkiye’nin denizlerdeki güvenlik stratejilerini yeniden şekillendirirken, bölgesel güç dengelerinde de önemli bir parametre oluşturuyor. SANCAR SİDA’nın göreve başlamasıyla birlikte, Türk Donanması, geleceğin muharebe konseptlerine daha uyumlu ve çok yönlü bir yapıya kavuşmuş oluyor.