WASHINGTON – Beyaz Saray, İran’a yönelik olası bir askeri harekat konusunda son kararı Başkan Donald Trump’ın vereceğini net bir dille ifade etti. Bu açıklama, Ortadoğu’da artan gerilim ve ABD’nin bölgeye askeri yığınak yapması sonrası Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton’ın şahin tutumuna karşı Başkan Trump’ın diplomatik kanalları açık tutma isteğini yeniden gündeme getirdi.
Beyaz Saray Sözcüsü Hogan Gidley, dün yaptığı açıklamada, “Son sözü Başkan Trump söyleyecek,” diyerek, İran konusunda nihai kararın Oval Ofis’te alınacağının altını çizdi. Bu vurgu, özellikle Bolton’ın İran’a karşı sert söylemleri ve ABD’nin bölgedeki askeri varlığını artırma kararlarındaki rolü tartışılırken geldi.
Trump ve Bolton Arasındaki Politika Farkı
Uzun süredir İran’a karşı askeri operasyon çağrılarıyla bilinen Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton’ın tutumu ile Başkan Trump’ın zaman zaman daha ılımlı mesajları arasında bir tezat olduğu gözlemleniyor. Trump, “güçlü bir ordu” istediğini belirtmekle birlikte, savaşa girmekten kaçınma arzusunu da sıkça dile getiriyor ve diplomasiye kapı aralıyor. Başkan, daha önce yaptığı açıklamalarda, “diplomasinin ve başka şeylerin de var olduğunu” ifade etmişti.
Trump, “İran ile ilgili ne olacağını göreceğiz. Onlarla müzakere etmelerini bekliyorum. Onlarla görüşme yapmak istiyorum,” sözleriyle diyaloğa açık olduğunu da göstermişti.
Bölgedeki Askeri Yığınak ve Gerilimler
ABD, İran’dan gelen ve niteliği açıklanmayan “tehditler” üzerine bölgeye USS Abraham Lincoln Uçak Gemisi Taarruz Grubu’nu ve B-52 bombardıman uçaklarını gönderme kararı almıştı. Savunma Bakan Vekili Patrick Shanahan, bu konuşlandırmaların İran’ı “caydırma” amacı taşıdığını ve savaş başlatmak için değil, ABD’nin çıkarlarını korumak için gerekli hazırlıkları yapmak adına yapıldığını belirtmişti. İran ise bu askeri yığınağı “psikolojik savaş” olarak nitelendirmişti.
Bu gelişmelerin ortasında, ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo da Amerikan personelinin ve çıkarlarının korunmasının önemini vurgulamak üzere Irak’a sürpriz bir ziyaret gerçekleştirmişti.
İran Nükleer Anlaşması ve Yaptırımlar
ABD’nin İran politikasına yön veren temel adımlardan biri, Başkan Trump’ın Mayıs 2018’de İran nükleer anlaşmasından (Ortak Kapsamlı Eylem Planı – JCPOA) çekilmesi ve İran’a yönelik yaptırımları yeniden uygulamaya başlamasıydı. Bu yaptırımlar, İran ekonomisi üzerinde ciddi baskı yaratırken, Tahran’ı da anlaşmadaki taahhütlerini azaltma yönünde adımlar atmaya itti.
Son olarak İran, Avrupa ülkelerinin ABD yaptırımlarına karşı ekonomisini koruyamaması halinde, 60 gün içinde nükleer anlaşmadaki taahhütlerini kısmen durduracağını açıklamıştı. Bu durum, bölgedeki gerilimi daha da tırmandırma potansiyeli taşıyor.
Beyaz Saray’ın son açıklaması, bu karmaşık ve gergin ortamda, İran’a yönelik atılacak adımlarda nihai otoritenin Başkan Trump’ta olduğunu vurgulayarak, uluslararası kamuoyuna ve bölgedeki aktörlere net bir mesaj göndermeyi amaçlıyor.