İran medyası, ABD’nin nükleer müzakerelerin yeniden başlaması için İran’a sunduğu iddia edilen beş şartı duyurdu. İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi’ne yakınlığıyla bilinen Nournews haber ajansı, bu şartların Washington’ın nükleer programla ilgili dolaylı müzakerelerde dile getirdiğini öne sürdü. Bu gelişme, iki ülke arasındaki nükleer anlaşma çıkmazını aşma çabaları açısından kritik bir dönemeç olarak değerlendiriliyor.
ABD’nin dolaylı kanallar aracılığıyla Tahran’a ilettiği iddia edilen bu koşullar, İran’ın nükleer faaliyetlerinin kapsamını ve uluslararası denetimini önemli ölçüde artırmayı hedefliyor. Washington’ın nükleer anlaşmaya dönüş konusundaki esnekliğini sorgulatan bu yeni şartlar dizisi, müzakere sürecinin karmaşıklığını bir kez daha gözler önüne seriyor.
ABD’nin İran’a Sunduğu 5 Temel Şart
Nournews’un paylaştığı bilgilere göre, ABD’nin İran’a yönelttiği beş temel şart şunlardır:
- Nükleer Malzemelerin Tam Tespiti: İran, ülkedeki tüm nükleer malzemelerin varlığını tam olarak tespit etmeli ve bu konuda Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) ile eksiksiz iş birliği yapmalı. Bu, İran’ın geçmişte açıklamadığı veya beyan etmediği herhangi bir nükleer faaliyetin açığa çıkarılmasını amaçlıyor.
- Santrifüj Sınırlamaları: İran’ın nükleer zenginleştirme kapasitesi önemli ölçüde kısıtlanmalı. Özellikle ileri teknoloji santrifüjlerin sayısının azaltılması ve zenginleştirme oranının düşürülmesi talep ediliyor. Bu, İran’ın nükleer silah geliştirme potansiyelini ortadan kaldırmaya yönelik bir adım olarak görülüyor.
- Nükleer Arşivlere Erişim: İran’ın nükleer programına ilişkin arşivleri, yabancı denetçilerin erişimine açılmalı ve bu arşivlerdeki tüm belgelere tam şeffaflık sağlanmalı. Bu, geçmişteki nükleer faaliyetler hakkında eksiksiz bir resim elde etmeyi hedefliyor.
- Nükleer Tesislere Denetim: İran’daki tüm nükleer tesislere UAEA denetçilerinin engelsiz erişimi sağlanmalı. Bu, gizli veya bildirilmemiş nükleer faaliyetlerin önüne geçmek için kritik bir şart.
- Nükleer Silah Üretimine Yönelik Adımların Durdurulması: İran, nükleer silah üretimine yönelik herhangi bir faaliyette bulunmaktan vazgeçtiğini resmi olarak taahhüt etmeli ve bu taahhüdü uygulamalı. Bu, uluslararası toplumu İran’ın nükleer programının barışçıl olduğuna ikna etmek için temel bir beklenti.
Müzakerelerin Arka Planı ve Güncel Durum
Söz konusu şartların, ABD’nin 2018’de o dönemki Başkan Donald Trump liderliğinde Ortak Kapsamlı Eylem Planı (JCPOA) olarak bilinen nükleer anlaşmadan tek taraflı çekilmesinin ardından ortaya çıkan gerilimlerle derinleşen bir süreçte dile getirilmesi dikkat çekiyor. Trump yönetimi, anlaşmayı yetersiz bularak İran’a ağır yaptırımlar uygulamış, buna karşılık İran da nükleer taahhütlerini aşamalı olarak azaltmıştı.
Mevcut ABD Başkanı Joe Biden, göreve geldiğinde JCPOA’ya geri dönme niyetini açıklamış ancak İran’ın anlaşmaya tam uyum sağlamadan yaptırımları kaldırmayacağını belirtmişti. İran ise yaptırımlar tamamen kaldırılmadan herhangi bir müzakereye yanaşmayacağını defalarca vurgulamıştı. Bu kilitlenme, iki ülke arasında dolaylı görüşmelerin başlamasına yol açmış, ancak somut bir ilerleme sağlanamamıştı.
İran’ın Yanıtı ve Beklentiler
İranlı yetkililer, ABD’nin bu yeni şartlarına henüz resmi bir yanıt vermedi. Ancak daha önceki açıklamalarında İran, nükleer programının barışçıl olduğunu ve ulusal egemenliğini ihlal edecek hiçbir şartı kabul etmeyeceğini belirtmişti. Tahran, ABD’nin önce anlaşmaya dönerek yaptırımları kaldırması ve gelecekte tekrar çekilmeyeceğine dair güvence vermesi gerektiğini savunuyor.
Bu beş şartın ortaya çıkması, İran ile ABD arasındaki nükleer anlaşma çıkmazının çözümünün hala çok zorlu ve karmaşık bir yol olduğunu gösteriyor. Uluslararası toplum, gerilimin tırmanmaması ve diplomatik çözümün bulunması adına tarafları yapıcı bir diyaloga devam etmeye çağırıyor.